Bu aralar

Yaklaşık 1 haftadır bir şeyler yazamıyorum. Yoğunluktan değil aslında. Gece uyku problemimden, gündüz ara sıra gelen bel ağrımdan ve kızımın saçlarının çıkmasından dolayı :D yaşadığım mide yanmasından dolayı mağdurum. Önceki yazımda bahsettiğim sol göğsümün altındaki kaburga acıması artık benimle bütünleşti bu nedenle bundan bahsetmiyorum bile.  Hapşırmaya ve öksürmeye korkar oldum vücudum ayrılacakmış gibi geliyor :)

Bazı hamiş ya da önceden hamile olan bloggerların sayfalarını okurken;  “ne güzel anlatmışlar, İnsanın hamile olası geliyor diyordum”.  Bazen bunları tekrar tekrar okuyorum, yazdıklarının hiçbiri hatalı veya yanlış değil. %100 ü doğru ama boyutları ve şiddeti sanıyorum herkeste farklı oluyor :P

Bu aralar neler yaptım. Sizinle son zamanlarda edindiğim engin tecrübelerimi paylaşayım, diyorum :

 

En önemli şey, cumartesi günü sınavım vardı ( yaş otuz, sınav derdindeyim demekten alamıyorum kendimi )  ve yer olarak Zeytinburnu’na gittik. Taaa Kurtköy’den. :( İstanbul’u bilmeyenler yorum yapamaz ama, sabah 10’daki sınav için  07:30 da siteden çıkış yaptık, böyle anlatayım. Sonuç ;  kaldım :P

70 almam gereken sınavdan tahminin 62 de kalıyorum ama tabi rakamlar önemli değil, sonuçta olmadı. Zaten hiç çalışmadığım için, geçeceğimi düşünmüyordum ama yine de insan başarısız olmayı kendine yediremiyor.

Instagramda bazen paylaşıyorum aldığım şeyleri. Malum bebeğimiz olacak, baktığımız ürünler ve gezdiğimiz mağazalar da değişti haliyle. :) Yatak seçiminde zorlandık ama nette araştırmalarım sonucu o işi de hallettik. Kızımızın odası için ufak tefek şeyler kaldı çok şükür. Daha 2 ayım olduğunu düşünürsek, biraz aceleci davranmış olabilirim ama gezmeye başladıktan yarım saat sonra biraz oturmak istememi düşününce, son aylara bu işi bırakmadığımıza seviniyorum. En zevkli kısımlardayım. Oda süsleri, nevresim takımları vs .    ^.^

İki arada bir derede, bal kızımın ilk oyuncağı da odasında yerini aldı.

Bu dönemdeki en önemli konular arasında artık hepimizin bildiği gibi kilo alma, ödem toplama vs. konuları geliyor. Normalde de balık etli biri olarak bu durum beni çokta rahatsız etmiyor. Doğumdan sonra sanki incecik olacakmış gibi geliyor (tabi yaşamadan bilinmez, tecrübeli arkadaşlarım doğumdan sonra hala kaç aylık diye soracaklar, diyorlar :P ).

Yemek konusunda, bu aralar gözleme takıntım var. 3 gün üst üste yiyince, eşim rejime girdi,  artık yemiyor :P

Yemek parçalanmadan, acele çekilmiş bir foto paylaşayım. Canı çekenlere yapabilirim sıkıntı yok. Uzmanlaşmış durumdayım :D Ayrıca şu puantiyeli, renkli renkli yemek masalarına hayran hayran bakışım devam ediyor. Canım isterse bende arada değişiklik yapıyorum ama bu yetenek ve sabır işi. Güzel paylaşım yapanlar, gerçekten sanatlarını konuşturuyorlar, tebrik ederim. Tabakların boş olduğuna bakmayın, masanın düzeni bozulmadan çekeyim demişim. Normalde aşçı gibiyimdir :P

 

 

 

 

 

 

Unutmadan, arasıra olan makyaj takıntım veya malzeme düşkünlüğüm yine başladı. Bende böyle olur, dönem dönem bazı işlere odaklanmak hoşuma gider. Bloğumu takip edenler bilir, bir aralarda iyice takmıştım ve iyi de olmuş. Ruj ve rimeli makyaj yapılmış olarak kabul eden ben, cilt bakım kremliyle orta yaşlarda tanışmıştım.

Son zamanlarda denediğim ürünleri aşağıda bulabilirsiniz. Hamile olduğumdan dolayı oje sürmeyi çok azaltmıştım hatta ilk aylarda sürmedim bile. Sonra ojeli hamileleri görünce, bu işe de bir el atayım dedim ve meğer hamilelerin sürebileceği ojeler varmış. :P Yaklaşık 5 ay ben boşuna ojesiz gezmişim. Bazı markalar var kullanabileceğimiz ve ben kolay ulaşabilir olduğu için tüm ojelerimi Sally Hansen Salon serisi (gratislerde var)  ile değiştirdim ve doğumdan sonra da oje seçiminde, sanıyorum daha dikkatli olacağım.

 

 

 

 

 

 

Sırası ile;

Essence Beauty Beats serisi allık. Fiyatına göre çok güzel bir allık. (8,5 TL).Tavsiye ederim.Golden Rose 55 (11,5 TL) numara bordo ruj, Yılbaşı gecesi için harika. Diğerlerinden farkı ise, testerını denedim ürün fakat kalmadığı için alamamıştım. Bir şeyler yiyip içseniz dahi dudağınızdan geçmiyor.Maybelline’in yılbaşı indiriminde olan (12 TL) bordo-kırmızı arası ruju. Bu üründe hoşuma gitti. Kesinlikle dudağınızı kurutmuyor.

 

 

Evet efenim, benim hayatım da böyle geçiyor…

Herkesin yaşadığı gibi, heyecan, mutluluk, üzüntü, entrika, drama ….:P hepsi var. Allah dermansız dert vermesin diyelim.

Masal kadar uzun olan bir postun sonuna geldik. Gözlerinizi şişirdik, kafanızı patlattık ^.^

Herkese bizden sevgiler,

Meldemoz

NOT: Son birkaç postumun ingilizceleri yok farkındayım :) üşengeçlik başladı son zamanlarda söylemişmiydim :D

 

 

 

 

 

ÖZLEDİM

Son zamanlarda Instagram ve nette dolaşırken uğurlu rakamlar, yeni yıldan beklediğimiz 3 şey, yapmak istediğin 7 şey vs. gibi yazılar fazlaca okudum.

Bende 5 şeyi sizlere sıralayacağım. Ama şu an ki durumu göz önünde bulundurursak :) özlediğim ve özleyeceğim şeyler en üst sırada. :D

Hamilelik süreci boyunca özlediğim 5 şey;

1-      Topuklu ayakkabılarımı ve kıyafetlerimi,

2-      Alkol almayı, çakır keyif olmayı

3-      Hızlı hareket etmeyi , hoplayıp zıplamayı

4-      Fastfood dâhil istediğim her şeyi yiyebilmeyi

5-       Sırt üstü yatmayı ve kesintisiz uyumayı    Çok Çok özledim :)

Doğumdan sonra özleyeceğim 5 şey ise (şimdiden yazmak erken belki ama :) ) ;

1-      Bebeğimin her an benimle olmasını ve  Karımdaki hıçkırık dâhil ansızın olan tüm hareketleri,

2-     Cevizi (doğumdan sonra belli bir süre kesinlikle yemeyeceğim, tadını özleyene kadar:))

4-      Şımarmayı ve gece yemeklerini (gece bir şeyler yeme alışkanlığım yoktu, sonradan oldu)

5-      Ve muhtemelen kesintili olan uykularımı (bebiş olduktan sonra bu kadar bile uyuyamayacağım söyleniyor hep :) )

Sizin  rakamınız nedir ve Neleri özlüyorsunuz?

Sevgiler, Meldemoz

Bu aralar

Bu aralar;

Ne yapıyorum,

Herkes gibi geçen haftalarda olan English Home indirim çılgınlığına bende yakalandım. Aslında kızım için perde ve halı aklımdaydı ama bunların yanında mumluklar, ferforjeler, havlular alıp çıktım. Mağazanın ihtişamı, mevcut değerinden çok fazla değerde satılan ürünleri bile fazlaca para verip almamızı sağlıyor.

Pinterest ve Instagramda sürekli gördüğümüz puantiyeli- renkli mutfak malzemeleri (tabak- çatal vs) dikkatimi çekiyor ve iş çıkışları doktorumun söylediği günlük yarım saat yürüyüşlerimi züccaciye mağazalarını dolaşarak geçirince yürümeye daha bir hevesli oluyorum sanki. Gerçi dün eşim “artık tabak alma hayatım, dolaplar üzerimize devrilecek” uyarısından sonra bu yürüyüşlerimi başka sektörde hizmet veren mağazalara çevirmemin zamanı geldi. :)

28. Haftada olmanın heyecanı (30’a az kaldı:)) ile yavaş yavaş bebeğim ve benim için gereken malzemelerin listesini çıkarmaya başladım. Çok fazla şey almak istemiyorum. Çünkü başkasına çok fazla fayda sağlayan belki benim işime yaramayacak. Bu nedenle genel olan şeyleri almaya gayret edeceğim. Kıyafet hiç almayacağım. Annemler 2 valiz almışlar neredeyse :) Denk gelir çok hoşuma giderse birkaç parça atarım sepete :)

Ne izliyorum,

Takip ettiğim ve bir sonraki bölümünü heyecanla beklediğim dizi en son Yaprak Dökümü idi, üniversite yıllarında. Bir erkek bir kadın’ı söylemiyorum bile ona hala devam , izlerken çok zevk alıyorum.

Son zamanlarda ise Medcezir’e takılmış durumdayım. Televizyon izlemeyi çok sevmem ama kaçırdığım bölümlerini bile yemek arasında izliyorum :) o derece.

Ne yiyiyorum,

Açıkçası ne bulursam yiyiyorum :)

İki hafta önce şantiye ziyaretim oldu, muhtemelen doğumdan önceki son ziyaretimdi. Hirfanlı barajı yanına kurulan güzel bir balıkçıda Sazan ve kereviti mideme bir güzel indirdim. İlk defa sazan yemiştim ve bu kadar güzel olduğunu bilmiyordum. Kerevit ise bildiğiniz deniz böceği ve pişmeden önce bakmamanızı tavsiye ederim. Sonrasında asla yiyemeyeceksiniz. :)

Geçen hafta iş çıkışı bir alışveriş merkezine gittim ve kendime orta boy pizza ısmarladım. Hamile olduğum artık 10 metre ileriden anlaşıldığı için, tepsiyi veren görevlilerde sağ olsun gülümseyerek servis yapıyorlar. Cesaretlenmedim desem yalan olur, bu iyi niyetleri su istimal etmem umarım ve porsiyonlarım 2 katına çıkmaz.

Gece bir şeyler yeme alışkanlığım hiç yoktu son birkaç gündür gece 12 de midem kazınıp uyanıyorum :) Sonra meyve yemediğim süt içmediğim için vicdan azabı çeksem de karnım tok olunca rahat uyuyorum. Sanıyorum milli yiyeceğimiz olan cevizi son bir aydır çok az yedim, artık midem almıyor, tam anlamıyla bıkmış durumdayım.

Psikolojim:

Sabırsızlanmaya başladım ve kızımı çok merak ediyorum. Pazartesi günü olacak olan doktor kontrolümüzü bekleyemeyip,  ultrason için kendimi acile götürtebilirim :)

Bu aralar kendini beğenmeme durumu ile kendine hayran olma durumu arasında gelgitlerim var. Bir anda canım sıkılıp, akabinde kendimi gülümserken buluyorum. Doğum için korkmaya ve endişelenmeye başladım, daha erken mi bilmiyorum ama acayip tırsıyorum ):

Bebeğim;

Sol göğsümün altında gündüzleri anzısın, akşamları uzanmış bir şeylerle uğraşırken acayip bir acıma oluyor ama sadece göğsümün altında da değil, sırtımda kaburgamla birlikte. Utanmasam ağlayacak durumdayım. Elimi götürüp ovmaya başladığımda acaba bacağı varsa acır mı diye düşünmekten ovamıyorum da. Kızımın hareketleri ile başımız biraz darda bu aralar. Hareketleri, hıçkırıkları ve tekmeleri hızlanmış durumda. Hoşuma çok gidiyor, eşimle birlikte tekayyuzda bekliyoruz tam anlamıyla hissetmek için. Ben çoğunu hissediyorum ama :) eşim arada yakalıyor.

Sabah akşam yağlanıyoruz malum çatlak korkumuz hepimizde var:)  Bir yerde okudum, bir hamiş bayan göbeğini çok güzel kremlemiş tüm hamilelik boyunca. Doğumdan sonra göbek yağ gibi, kalçalar harita olmuş:)  Bunu duyunca göbek ve kalçaya sürülen yağlardan kollarım dahil her yerimi ovmaya başladım. Her daim sizlerle güreşmeye hazırım yani. :) (tabi kremi iyice tenimin alması için 5-10 dakika beklemek olmasa süper olacak ama işten gelip, pijama geçirmek minimum 20 dk oluyor :)

İlaveten :) bu aralar mide yanması daha doğrusu kursak yanması problemim oluyor, özellikle akşam yemeklerinden sonra. Kızım saçları çıkıyormuş anneme göre :) ,  doktorum ise bebek büyüdüğü için mide yukarı çıkıyor ve reflüye bağlı olarak mide yanması normalmiş.:)

Son durum böyle , herkese şimdiden mutlu hafta sonları…

Sevgiler,

Meldemoz