Mira Naz 1 Yaşında ^.^

Üzerinden bir ay geçti ama ilk göz ağrımın ilk doğum günü yazısını yazamadım. Nedenlerini beni takip eden arkadaşlar bilirler zaten. 3 Kişilik çekirdek ailemize 1 kuzu daha katıldı 15 gün kadar önce :)

Minik kızım, Naz’ım ; 1 yaşına hem diş sancıları hem de grip hastalığı ile birlikte girdi. O kadar bitkin ve yorgundu ki doğum gününü birkaç gün erteledik ama hastalığının en kötü günü yine doğum gününe denk geldi maalesef. Aynı günün akşamı doktora gittik yüksek ateşi için. Çok şükür geçti gitti o kötü günler ve altta iki tane de çivimiz vardı tesellimiz olarak :) Üst dişleri de geldi sayılır, yan dişleri acıyor şu an ama ilk dişler gibi sıkıntı çekmiyoruz çok şükür.

Neyse efendim;

08.04.2015 tarihinde dayımız yurt dışından geldi, babamız İstanbul’dan geldi ve memleketimde anneanne, dede ve teyzelerle birlikte aile arasında mumumuzu üfledik. Planlarımda mekan kapatıp, aynı elbiselerle dolanıp, arkadaş dostlarla hoplayıp zıplayacaktık. Fakat sürpriz yumurtamızın oluşu (36. haftalık hamileydim) ve Mira’nın hasta oluşu nedeniyle evde, aile içinde kutlama yapmaya karar verdik.

Pastamızın modelini internetten bulup, pastacıya gösterip ‘abla çok kolay aynısını yaparım’ demesiyle yaptırdım ama aynı günün sabahı görünce şok oldum. Fotoğrafa benzemediğine mi yanayım, tadına mı yanayım, verdiğim paraya mı yanayım bilemedim. Mecbur almak zorunda kaldım. :( Teyit etmiş oldum ve pastacılık gerçekten zanaat.

Ay çöreğim 04.03.2015 de tam bir yaşını doldurdu. Sadece alt damakta 2 dişimiz var. 11 kg ağırlığında ve 80 cm boyunda yüzü gibi bedensel gelişimi de babasına benziyor dedirtiyor ki ben babasına çok benzetemiyorum :) En sevdiği şarkılar; Hande Yener (Naber), Jingle Bells ve TRT Çocuk (Ninni). En sevdiği yemek; Sebze çorbası, Milupa Sütlü Pirinçli Kaşık Maması ve Su. Hamakta sallanmaktan, arabada gezmekten, su içmekten ve içtikten sonra mekan neresi olursa olsun biberonu atmaktan çok hoşlanıyor. Eğer alışveriş merkezinde, fırlatılıp kırılan bir cam sesi duyarsanız bizim olma ihtimalimiz oldukça fazla. Su içerken eşimle teyakkuzda olmamıza rağmen yine de yetişemediğimiz anlar oluyor ve su biberonunu artık 2 adet taşıyoruz :)

İlk dede demişti, Anne ve baba da diyoruz.Mama sandalyesinde en fazla 10 dakika oturuyor, üstünün değiştirilmesi acayip sinir ediyor kızımı :) Altına yaptığında ise hemen bezinin değiştirilmesi gerekiyor sonuçta 1 yaşında bir birey kendisi. :D

Çoğu bebek gibi; alkışa, el sallamaya, emzikle diş kaşımaya, müzikle toto üstü dans etmeye, Pöö ve Cee lere, öpücük atmaya, göz kırpmaya oldukça istekli ve her fırsatta, her talebimizde itiraz etmeyen yapıyor benim tatlı meleğim.   Son günlerde eliyle işaretlere de başladık. Yapmak istediğini, gitmek istediği yeri o tontik parmağı ile gösteriyor.

Bu mucizevi gelişime;  bizler ağzımız açık şahit oluyoruz. Ne güzel bir heyecan ve ne güzel bir mutluluk. İyi ki doğdun benim tatlı Meleğim. İyi Ki benim yavrumsum Ay Çöreğim. İyi ki hayatımıza girdin ve hayatın bize farklı olduğunu gösterdin. Nefesim, Herşeyim…

Nice Mutlu Yıllara… ve bu yıllara ortak olmaya…

Notumuza dikkat lütfen ^.^

 

D

Meldemoz

 

 

Mira Naz- Kek Patlatmaca

Evet saçma sapan şeyler yapıyorum ve Kadir her seferinde bunu niye yapıyoruz diyor :) Kek patlatmaca- Cake Smash;  neden yapıldığı, ne için olduğu belli değil ama eğlenceli olduğu muhakkak. Takip ettiğim bir kaç blogger arkadaşlarım sayesinde iyice heveslendim ve bunu yapacağım dedim 2-3 hafta öncesinden.  Bari bunu yapayım :D

+20 kilo bedenime yüklenmiş, 32 haftalık hamile ve iyice üşengeç moduna girmeme rağmen, Mira’yla bu deneyimi yaşamak istedim. O patlatsın ben seyredeyim kalp dudaklı mı…Ya da akranları videolarını izletirken; “ben niye kek patlatmadım, hep kardeşimin yüzünden” demesin diye de “mutlaka yapmalıyım” demiş olabilirim, İtiraf edeyim. :P

Yavrum hayatında ilk defa kek patlattığı (?) için biraz garipsedi bu durumu haliyle ama güzel bir anı kalmış oldu hepimize. Hep böyle gülsün istiyorum, kuzum hiç üzülmesin…

Sonradan duydum, emekleme çöreği varmış :D Emeklemeye yaklaşık 4 ay önce başladığı için yapmasam da olur.

Önümüzde diş buğdayı var,  aynı zamanda hafif hafif sancılarım :D Erken doğum olmasından korkuyorum, eğer sağlık problemim olmazsa ve bu gücü kendimde bulabilirsem, diş buğdayı da yapacağım. Ve Kadir, ilk dişini bu kadar abartmaya gerek var mı diyecek. :P

Fotoğrafları düzenlerken bir kez daha fark ettim, zaman ne kadar hızlı geçiyor. 1 ay sonra Mira yaşına girecek ve bugünler bir daha istesem de geri gelmeyecek. Tüm kuzucuklar sağlıcakla büyüsünler.

 

 

Sevgiler,

Meldemoz

NOT: Videomuzda var tabisi, ama babası düzenleyene kadar Mira 1 yaşına girer. Onu artık sonra izleriz :D

10. ay kızım büyüyor…

10 ayımızı bitirdik. 11.ayın içindeyiz ama geçen ay en önemli şey; artık kızımızın büyüdüğü hissetmemizdi. Bir sürü tepkisini ağzımız açık izledik. Sanıyorum büyüme atağını tam olarak, bu ay yaşadık :)

İstemediği şeyleri artık tam anlamıyla anlıyoruz yada istediği şeyleri bir şeyler söyleyerek anlatmaya çalışıyor. Baba ve dede rahatlıkla söylüyoruz ama bu ay çok nadir de olsa “anni” kelimesini duyduk. Özellikle uyumak istemediği veya derin uykuya geçemediği zamanlarda :D

Bizimle birlikte kahvaltılara eşlik ediyor, ben ütü yaparken yanımda emekleyerek ve her yeri karıştırmak sureti ile oynuyor, bulaşıkları makineye yerleştirirken mama sandalyesinde annesinin hamaratlığını izliyor vs vs :) Yine yapışık ikiz gibi takılıyoruz ama ben işlerimi halledebiliyorum. Aynı odada olmamız yeterli.

Dışarı çıkmak kabustu 10. aya kadar. Sürekli kucak isterdi, son zamanlarda biz yemeğimizi yerken, etrafı izlemeye ve gözüne bir garson kestirip, çapkın gülücükler atmaya bayılıyor :P Yuvada büyümesinden sanırım, nerede bir bebek, çocuk görsün yaklaşmaya çalışıyor veya ses geldi o tarafa dönüyor.

Hala bizimle yatıyor ve uykudayken su dışında hiç bir şey içmiyor, aç olsa dahi. Su biberonunu 30 metre uzaktan tanıyor ve odanın en ulaşılamaz yerine koysak dahi, 5 dakika sonra o veya bu şekilde elinde oluyor. Gelişimi ve testleri normal, bu nedenle çok su içmesi sanıyorum bana çekti.

Uyandığında biraz odayı izleyip, gözüne birimizi kestirip (o arada eminin Kadir’de benim gibi dua ediyor ve lütfen anneni kaldır diyordur :D ) yanaklarımıza vurarak, saçımıza dokunarak, üstümüze çıkarak uyandırma seanslarımız başlıyor. :P  Artık kim uyanırsa o sabah, biraz yatakta oyalandıktan sonra odasına oyun oynamaya gidiyor.

Yemek mevzusu yine aynı, çok seçiciyiz. istemediği bir şey olunca hemen öğürmeye başlıyor. Bu şekilde bir düzen tutturdu sanırım :D benim huyumu da artık anladığı için bu yöntem kolayına geliyor. Benim tıkanma korkumdan dolayı;  püreye alıştık, çok pütürlü şeylerde yine yemiyor. :(

Genel anlamda kızımız büyüyor ve bu anlar çok hızlı geçiyor,

Sevgiler,

Meldemoz.