Nazlı kızımın 40 mevlidi…

Zaman ne çabuk geçiyor,

Hamileyken kaşı gözü kime benzeyecek derken, güzel kızımın 40 mevlidini 10.04.2014 tarihinde okuttuk.

Aslında kırkımız 4 gün sonra çıkıyor ama biz İstanbul’a döneceğimiz için mevlidimizi birkaç gün erken okuttuk. Bir yanım çok buruk. Doğumdan tam 10 gün sonra Ereğli’ye memleketimize geldik.  Anneanne İstanbul’da sıkıldı ve teyzelerin yoğun isteği üzerine yaklaşık 1 aydır Ereğli’deyiz. Yarın ise tam 40 günlük oluyoruz ve evimize döneceğiz.

Bir yanım çok cesaretli; eşim, ben, kızımız kendi evimizde, kendi yağımızla kavrulalım diyor.

Diğer yanım çok korkak; kolum kanadım her şeyim olan annem’siz kızımı büyütmeye çalışacağım. Canını hiç acıtmadan, hiç aç bırakmadan, altına yaptığını hemen anlayıp bezini hiç ıslak bırakmadan büyütebilecek miyiz nazlı kızımızı…

 

 

Neyse sevgili okuyucu, ben en iyisi valizlerimizi düzenlemeye başlayayım. Malum bebek olunca valizler ikiye katlandı. İşim uzun anlayacağınız ^.^

Sevgiler,

Meldemoz

 

 

2 dakika yazıp, çıkcam…

Doğum hikayemi ayrıntılı paylaşmak istiyordum fakat çekirdek ailemizden gelen tepkiler üzerine çok ayrıntıya da girmeyeceğim. Merak edenler özelden mail atabilirler :) Önceki yazılarımdan bildiğiniz üzere 35 . haftada sancı ve açılmadan dolayı erken doğum riski olabilir dedi doktorumuz. Acayip tırsarak bir hafta evden çalıştım ve sonraki haftalarda  mecburen doğum iznine ayrıldım.

Son haftalar evimiz biraz kalabalıktı. Buradan yine tüm gebelere seslenmem gerekirse son haftalar biraz ağır geçiyor hem psikolojik hemde fiziksel olarak. Dolayısıyla son haftalar sadece eşinizin ve bir yakınınızın evde olmasını isteyin, söylemeye ÇEKİNMEYİN…

Tabi ki bizlere değer verdiklerinden geliyorlar, sağ olsun herkes ama evin hem kalabalık olması, hem hizmet-ilgi beklenmesi, hem psikolojik olarak rahat olmanız inanın çok zor oluyor.

Neyse efendim, ailecek yaptığımız kahvaltının ardından uzanmak için odama geçtim. Saat 12:00 civarıydı. Ufak bir sıcaklık hissettim başta umursamadım ama devam eden ıslaklık başlayınca, hemen anneme seslendim. Evet suyum gelmişti. Hiç böyle olacağını tahmin etmemiştim hatta 39+2 günümde artık sancılarımı beklemeye başlamıştım.  40. haftayı geçersem, keşke doğum erteleyici hapları kullanmasaydım, sezaryen olmak istemiyorum diye düşünmekten helak olmuştum.

Su gelmesini ayırt edemeyeceğimi düşünürdüm ama kesinlikle ayırt ediliyor. Engel olamıyorsunuz ve sürekli akıyor (doğuma kadar). Bu gibi durumlar için yine gebelere bir tavsiyem olacak, evde mutlaka 1-2 tane hasta bezi olsun.

Akabinde hastaneye gittik. Hemen yatış yapıldı. 4-5 saat sancılarımı bekledik. Doktorumuz istersen bekleyelim ama doğumu hızlandırma adına suni sancı da verebiliriz deyince serum bağlandı. 1 saat sonra sancılarım gelmeye başladı. Başta bebeğim karışır düşüncesi ile kesinlikle hiçbir şekilde anestezi almayacaktım :) Evet çok komik bir düşünce ama kendime engel olamıyordum. Sancılar sıklaşınca ve kontrollerde açılmam 3 cm de durunca panik olmadım desem yalan olur. 5-6 saat açılmayı sancılı halimle bekledik. O anları anlatmak biraz zor. Bel ağrısı, kasık ağrısı, belden aşağısının yanması vs. karışık ağrılar aynı anda geliyor :)

Açılma 4 cm olunca epidural anestezi istedim. Sonrasında açılma kontrolü – NST kaydı vs. derken 9 cm de doğumhaneye geçtim ve ıkınmalar- ittirmeler sonucu bebeğimi çok şükür sağlıklı bir şekilde kucağıma aldım. Gece 02:27 de bebeğimize kavuştuk. Ertesi gün ayaklanmıştım zaten. Normal doğumu, doğum sonrasındaki durumumdan dolayı kesinlikle tavsiye ediyorum. Ertesi gün normal yaşantınıza devam ediyorsunuz. 4 cm den sonra anestezi aldığım için çok fazla sancı çekmedim. Anesteziyi de kesinlikle tavsiye ederim:)

Bir sonraki doğumumda ne mi yaparım;

Yine normal olur fakat anesteziyi bu sefer az alırım. Fazla alınca sancı şiddeti azalıyor yani uyuşma fazla oluyor (benim için güzel oluyor da) bebeğiniz çıkarken tam anlamıyla hissedemiyorsunuz.

 

 

 

Bebeğimize kavuşmamıza bir saat kala;  nabzımda sıkıntılar yaşadık, apar topar doğumhaneye aldılar, bebeğime doğumdan yarım saat sonra koynuma alabildim vs.  Bu gibi bazı olumsuzluklarla karşılaştım. Bunları ayrıntılı yazmayacağım, bebek bekleyenlerin boş yere paniğe kapılmasını istemem.Ama şunu söylemeliyim ki bazı şeyler gerçekten Allah’ın istediği gibi oluyor; ne yaparsanız, nasıl isterseniz boş. Bu nedenle bol bol dua edin ^.^ .

Yarabbim tüm hamilere yardım etsin ve bebeklerini sağlıklı bir şekilde kucaklarına almayı nasip etsin.

Herkese Sevgiler,

Meldemoz

 

 

Susamlı Poğacam :P

Merhabalar,

Koca bir ay bitmiş ve ben anca nete girip, bir şeyler yazabiliyorum.

Öncelikle en merak edilen şey kaçıncı haftada doğurdum :) . 40. haftayı tamamlamadık ama kızımda korktuğumuz gibi çok erken gelmedi. 39 hafta+ 2 günlükten bir su sızıntısı ile doğumumuz başladı :)

Doğum hikayemi yazmak istiyorum müsait bir zamanımda ama genel olarak güzel bir doğum süreci ve iyileşme süreci geçirdim. Tek sıkıntım, doğumdan sonraki ikinci hafta sütten kaynaklanan ateş ve ağrı ile 3-4 günüm zor geçti. Akabinde toparlanıp Ereğli’ye memleketime döndük. 40 mevlüdümüzü 14 Nisan’da yapıp, İstanbul’a döneceğiz.

3030 gr ve 49 cm lik kara bir kız bebek doğurdum :) Bu heyecanın ve uzun yolun daha çok başındayım ama evli çiftlere bir tavsiyem;  ”kesinlikle bebek yapın:) harika bir duygu.”

Susamlı Poğaca’min kısacık olan uyku vaktinde zaman bulup, bu yazımı yazabildim. Yavaş yavaş düzenimizi oturmaya çalışıyoruz. Sanıyorum ilerde daha düzenli vaktimiz olacak ve güzel yazılar, resimler paylaşabileceğim.

 

 

NOT: Benim hayatım tabi ki birçok bloggerların bahsettiği gibi toz pembe geçmiyor. :) Her gün duş alırken; 2 günde bir duşa 10′ar dakikalık sürelerle girebiliyorum. Gece uykularım bölük pörçük. Açık ve fönlü olan saçlarım sürekli toplamaktan helak olmuş durumda. Her ne kadar normal doğum olsa da fazladan 10 kilo bedenimde benimle ikamet etmekte ve sanırım 5 kilosu da göbeğimde bulunuyor :)

Doğum hikayemin başlangıcı bu şekilde sevgili okuyucu ^.^

Sevgiler,

Meldemoz.