Fransız M.

Hafta sonlarını dört gözle bekliyorum ve iki günün nasıl geçtiğini anlamadan kendimi ofiste çalışıyor buluyorum.

Eskiden pazartesi günleri sendromuna inanmaz hatta arkadaşlarımla dalga bile geçerdim. Ama şu son 2-3 aydır bende de aynı hastalık belirtisi sanki başlıyor, pazar akşamından pazartesi öğleye kadar anlamadığım bir durgunluk halinde oluyorum.

Bugün normalde eğitimim vardı çok farklı bir alanda eğitim almaya başladığımı önceki postlarımda aktarmıştım, tabi ne olduğundan bahsetmedim ama ileride çalışmalarımı görünce zaten anlayacaksınız, umarım :D

Eğitime bugün topuğumdaki ağrıdan dolayı ( ilk defa dün ve bugün yaşıyorum) gidemedim.  Nette araştırmalarım sonucu ise bu ağrının başlangıç evresinde dinlenmek çok önemliymiş, sonrasında “topuk dikeni” denen kemik büyümesi olabilirmiş. Eeee Kurtköy’den Kadıköy’e inmek haliyle yoracaktı beni. Bu nedenle topuk dikeni hastalığına yakalanabilirim tırsmasıyla evden dışarı çıkmamaya karar verdim.

Kaç haftadır ertelediğim kendime bakım yapma günümü bugün yapayım dedim. Zaten bayramdı, aile ziyaretleriydi derken ertelediğim sporum için ayrıca çok pişmanlık ve üzüntü duyuyorum, hafif kilo almaya başlamam da cabası :)

Çoğu bayanların hoşuna giden Fransız manikürü benimde  tek favorim. Her zaman her yerde kullanabilirim. İşinin ehli kuaförler tabi ki çok hoş yapıyor, onlara sözümüz yok ama benim gibi o gürültüde kalmayı sevmeyenler de artık rahatlıkla pek ala kendi manikürünü yapabiliyorlar.

Bende bugün manikürü kendim yaptım, aşağıdaki malzemeler yetiyor da artıyor bile,

1-      Et Makası: Benimki solingen marka.  Gratis’ten 20 TL ye almıştım çok zaman önce, gayet memnunum.

2-      Törpü: Seyahatlerim için sivri ucu ters dönen, katlanabilir almıştım ama büyükleri daha rahat ve kullanışlı olabilir.

3-      Manikür kabı : Çok uygun fiyata(yanlış hatırlamıyorsam 3 TL) Malatya’da gezerken bir kozmetikçiden almıştım.

4-      Mat beyaz ve rakı beyaz renginde iki oje.

5-      Vazelin: Normalde manikür yaparken parmaklarımızı beklettiğimiz sıcak suyun içine yumuşatıcı losyon veya dezenfekte ilaçlar atılır. Evde vazelin tırnak etlerimi yumuşatmada kolaylık sağlıyor.

 

Yapılışı ise;

Manikür için parmaklarımızı yaklaşık 30 derecede yani ılık ama sıcağa biraz daha yakın bir suda 10 dakika bekletiyorum arada çıkarıp tırnaklarıma ve etlerime vazelin sürüyorum tekrar sıcak suya batırıp 2- 3 dakika daha bekletiyorum ve temiz bir havluyla kuruluyorum. Etlerim oldukça yumuşamış oluyor. Dediğim gibi çok derin çalışmadığım için, kalkmış etlerimi et makası ile alıyorum ve güzelce tırnaklarımı istediğim gibi törpülüyorum.

Sonrasında mat beyaz ojeyi tırnak uçlarına, üstüne 2 kat rakı beyazı ojemi de sürüp kurutuyorum. İnternette her yerde görsel olarak yapılışı var, rahatlıkla sizde evde uygulayabilirsiniz. Bugün ben bir kez daha yaptım ve sizlerde paylaşıyorum :)

Öncesi; sonrası.

 

 Sevgiler,

Meldemoz

Canım Sıkıldı

Bu aralar o kadar yoğunum ki anlatamam. Tanıdıklarımızın düğünleri vesilesi ile oluşan kalabalık misafirler, iş yerinde peşpeşe hazırlanılan ihaleler ayrıca hafta sonları gittiğim kurslarım vs. bayağı yorucu geçiyor benim için. Gözlerim iyice kızarmaya ve gözlerimin altı da morarmaya başladı. Bu nedenle fotoğraflarda hiç beğenmiyorum kendimi ve “ne giydim” postları da bu aralar olmayacak sanırım :( En azından kendimi biraz daha iyi hissedene kadar.

Herkesin yaptığı şeyi çok fazla yapmam , canım istemez ve beğenenem ;) ama;

bu akşam can sıkıntısından yaka yapımını bende gerçekleştirdim ve herkesin anlattığı gibi boncuk, ip ve yaka yeterli bu çalışma için. Ne zaman kullanırım bilmiyorum ama dolabın bir köşesine koydum, belki ilerde lazım olur.

Sevgiler,

Meldemoz.