İSTANBUL…

Bazen çalışma hayatı, kargaşa canımı çok sıkıyor ve küçücük bir sahil kasabasında tarım veya hayvancılık ile uğraşarak ölmeyi istiyorum :)

Teknolojinin olmadığı ve herkesten bağımsız bir yerde kendi haline yaşamak. Aklıma üniversitedeyken 2 kız arkadaşımla gittiğimiz “the village” filmi geldi, filmden o kadar çok etkilenmiştik ki 2-3 gün öğrenci evimizde kendi halimize yaşadık :)

Sonrasında acı gerçekler tabi ki; sınavlar…

Fırsat buldukça Üsküdar sahile iniyoruz (evimizin eski yeri), deniz kokusu, ekmek arası balık, vapur sesleri ve martılar…

 

Acaba biraz para kazansam, İstanbul’un o büyüleyici manzaralarından birine sahip, denize sıfır bir yalı alsam ve evimdeki tüm teknolojik cihazları da çöpe atsam, hayallerim gerçek olur mu?

Evet yalı olayına bende siz gibi güldüm. :)

Sevgiler,

Meldemoz.

 

Haftanın Kitabı

Debbie Macomber’e kafayı takmış durumdayım, kesinlikle kitaplarını tavsiye ediyorum.

İlk okuduğum kitabını “Küçük Mücizeler Dükkanı”  buradan  ve şuradan hatırlayacaksınız. Sonra fırsatını bulunca 4 kitaptan oluşan serinin 3 kitabını aldım. Şu an ikincisindeyim ve bitmek üzere, 3. yü sabırsızlıkla bekliyorum. Tabi 4.olan “Küçük Mücizeler Dükkanına Dönüş” ü de :)

 Sevgiler,

Meldemoz